Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı tarafından; talep halinde öğrencilere “kayıt dondurma” hakkının verilebileceğine ilişkin bugün (31 Mart 2020) aldığı karar

Sevgili öğrencilerimiz,

Bildiğiniz üzere COVİD- 19 küresel salgını nedeni ile yükseköğretim kurumlarındaki öğretim faaliyetlerine uzaktan eğitim metoduyla yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda üniversitelerimiz de gerekli çalışmalarını tamamlayarak, kendi sistemlerini hayata geçirmişti. Ancak ikametgah ettikleri şehirlere dönen öğrencilerin internet erişimi ve bilgisayar temini gibi konularda yaşadıkları sorunları göz önüne alan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), talep halinde öğrencilere ‘kayıt dondurma’ hakkının verileceğine ilişkin bir karar aldı. Aşağıda üç madde halinde sıralanan bu kararı dikkatle okumanızı tavsiye ediyoruz. İlerleyen süreçte detaylı bilgi paylaşılacaktır. Sağlıcakla kalın

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından

1. Yükseköğretim kurumlarında önlisans, lisans ve lisansüstü düzeyde kayıtlı olup öğrenim gören öğrencilerin kayıtlı oldukları yüksekçğretim kurumlarından talep etmeleri halinde 2019- 2020 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminde kayıtlarının dondurulmasına ve kayıt dondurulan sürenin azami süreden sayılmamasına,

2. Bununla birlikte lisansüstü eğitimde tez aşamasında olan öğrencilerin;
a) Tezlerinin konu, nitelik ve mahiyetlerinin müsait olması, ayrıca tezlerine uzaktan öğretimle devam etme imkanı bulunması durumunda tez döneminde öğretimlerine devam edebilmeleri ile kayıt dondurma işleminden yararlanıp yararlanamayacağı hususlarında ilgili tez danışmanın görüşü alınması kaydıyla üniversite yönetim kurulunca değerlendirilerek karar verilmesine,
b) Bu süreçte tez döneminde olup azami süresi biten öğrenciler için eğitime ara verilen süre kadar ilave süre verilmesine,
c) Tez teslim, savunma ve yeterlik sınav tarihlerinin belirlenmesinde küresel salgının eski suresi ve öğrencinin şartlarının dikkate alınmasına, tez savunma ve yeterlik sınavlarının ‘‘denetlenebilir ortam ve şartlarda gerçekleştirilmesi ve muhakkak kayıt altına alınması şartıyla’’ dijital imkanlar ile yapılabileceğine, bununla birlikte bu konuda erteleme ve kayıt dondurma imkânlarından da yararlanabileceğine

3. Bu kararların 2019-2020 eğitim öğretim yılı Bahar dönemi ile sınırlı olmasına karar verilmiştir

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ün Bahar Yarıyılı Eğitim-Öğretim Süreci Hakkında Yaptığı Duyuru

– BASIN AÇIKLAMASI -​

(26.03.2020)

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANI

PROF. DR. M. A. YEKTA SARAÇ:

Değerli basın mensupları….

Bildiğiniz gibi 12 Mart tarihinde Devletimizin kararıyla üniversitelerimiz, diğer okulllar gibi eğitim öğretime ara verdi. Bunu takiben 23 Mart tarihi itibariyle eğitim öğretimin kesintiye uğramaması ve uygulamada birlik düşüncesiyle verilen bu ara sonlandırıldı ve bir hafta sonra eğitim öğretim dijital ortamda, uzaktan ve açıktan öğretim ile başlatıldı.

Bu salgın Çinde ciddi boyutlara ulaştığından itibaren YÖK olarak dünyada yükseköğretim alanında iyi olan ülkelerin ilgili bakanlıklarının ve sıralamalarda en önde yar alan üniversitelerin salgın karşısındaki açıklamaları ve uygulamaya sokmaya çalıştıkları önerileri mercek altına aldık ve iyi örnek aradık. Önerilen tedbirler, YÖK olarak uygulamaya koyduklarımızdan farklı değildir. Pek çok ülkede halen bir belirsizlik ve üniversite hayatı ile ilgili bir kaos sürmektedir. Zira bu salgın ile ülkelerin öncelikleri değişti.

YÖK olarak bu zor sürecin geleneksel yöntemlerle sürdürülemeyeceğini biliyoruz. Bundan dolayı bu mücadeleyi farklı bir kulvarda sürdürmemiz gerektiğini düşünerek bir yıl önce başlattığımız uzaktan öğretim ve dijital öğrenme imkanlarını devreye soktuk. Bu gün dahil her gün binlerce materyal öğrencilerimize dijital ortamda sunulmakta, her gün yeni sanal sınıflar devreye sokulmaktadır.

Diğer taraftan açık öğretim fakültelerindeki  eğitim öğretim de devam etmektedir. İlavaten bu üç üniversitemizin katkılarıyla açık öğretimdeki programlarının ders materyallerini dijital ortamda YÖK Dersleri Platformu adı altında bütün üniversitelerimize açtık. Bu platform diğer üniversitelerimizin de katkılarıyla sürekli gelişmekte ve zenginleşmektedir. Bu platform bilginin ve bilimsel birikimin paylaşımına önemli katkı sunmaktadır.

Değerli basın mensupları…

Dünyada Kovid-19 salgını bütün hızıyla devam etmektedir. Bir süre daha evde kalmak, devletimizin beyanlarına uygun bir şekilde sosyal faaliyetlerimizden feragat etmek sadece başımızın tacı  yaşlı insanlarımız için değil istikbalimizin teminatı olan gençler de dahil bütün yaş grupları için elzemdir. YÖK olarak üniversitelerden istediklerimiz bu çerçevede şekil bulmaktadır.

Bilindiği gibi,  yükseköğretimin kendisine has özellikleri bulunmaktadır. Yükseköğretim eşitlilik, farklılık, özgünlük  temelinde yükselir. Bu onu daha faal ve operasyonel kılar. YÖK’ün son yıllarda sergilediği çevik yönetim ile Türk yükseköğretiminin zeminini, asgari standartlarını muhkem kılması, üniversitelerimizin yetkinliği ile birleştiğinde bu küresel ölçekteki tehdit ve tehlikeyle de mücadele etme konusunda farklı imkanlar ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca  geçtiğimiz yıllarda Yeni YÖK olarak başlattığımız Dijital Dönüşüm ve Açık Bilim projeleri bu konuda üniversitelerimize yardımcı olmaktadır. Yetki devri süreçleri ile gelişimini desteklediğimiz üniversitelerimiz ülkemizde aslında sağlam bir zeminde durmaktadır. Bu olağanüstü günlerin yaşandığı süreçte pek çok ülkeye göre neyi nasıl yapabileceğini çok daha iyi bilen Devlet – Vakıf  üniversitelerimiz bulunmaktadır.

Değerli basın mensupları…

Evet, dünyadaki üniversite sıralamalarında ilk yüzde bulunan üniversitelerin bile öğrencilerine net bir şekilde yol haritası sunamadığı bir ortamdayız. Dünyanın çeşitli ülkelerinde salgın sırasında okulların ve yükseköğretim kurumlarının yaklaşımlarını ve aldıkları önlemleri incelediğimizde, yükseköğretim kurumlarının salgın süresince eğitime devam etmediğini veya dijital ortamda devam ettiğini tespit ettik. Dünya genelinde 150’den fazla ülke çeşitli derecelerdeki üniversitelerini kapatmıştır. Bazı ülkelerde üniversitelerin bir kısmı kapalı iken bir kısmı kendi kararıyla açık. Fakat büyük ölçüde hakim olan durum belirsizliktir. Salgının tatil dönemine denk geldiği ülkelerde dönem açılışları, belirlenemeyen ileri tarihlere bırakılmış durumda. Avrupa’da Almanya gibi bazı ülkeler Bahar Döneminin açılışını erteleyenler, yani eğitim öğretimi bahar döneminde sürdürmek için tatil edenler arasında. İsveç ve Fransa’da eğitime ara verildiğini görüyoruz. Kore’de üniversitelerde online eğitim teşvik ediliyor. Üniversite özelinde bakacak olursak belirsizliklerin sürdüğünü, sadece dijital ortamları tavsiye ile yetinildiğini görüyoruz. Mesela Harvard Üniversitesinin de salgın sırasında yüzyüze eğitimi durdurduğunu, kampüsteki derslerini dijital ortamda yürütmek üzere teşvik ettiğini biliyoruz.

Böyle bir ortamdan toplumun bütün katmanlarının, iş dünyasının, sanayinin, turizmin, ekonomik faaliyetlerin, hatta dış politikaların etkilendiği ortadadır. Avrupa Birliği gibi küresel projelerin bile anlamını kaybettiği bu süreçten üniversitelerin, bilimin, akademinin etkilenmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Fakat bize düşen bilimsel süreçlerin, akademik faaliyetlerin en az hasarla bu badireyi atlatmasına çalışmaktır. Zira bütün devletlerin şu veya bu oranda, ama mutlaka zararla ve hasarla çıkacağı bu süreç sonlandığında en büyük görev yine bilime ve akademiye düşecektir.  Onun için Devletimizin bilim çarkı hiçbir zaman durmamalıdır; yavaşlayabilir, bir başka surete evrilebilir, pek çok yararlı husustan bir süreliğine vazgeçilebilir.  Ama bu çark tamamen durmamalı…Türk yükseköğretimi pek çok ülkede olmayan bir tecrübeye sahiptir. Bu tecrübe bugünler içindir ve bu tecrübeden azami oranda istifade etmekteyiz.

Bugün YÖK Genel Kurulumuzda bazı hususlarda kararlar aldık.

Bu sene Bahar dönemi eğitim öğretim sürecini sadece uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretim imkanları ile sürdürmeye karar verdik. Yani bahar döneminde yüzyüze eğitim yapılmayacaktır.

Üniversitelerimiz yukarıda zikrettiğimiz uzaktan eğitim, açıköğretim ve dijital öğretim imkanları altında sunamayacakları programları/dersleri ve uygulamalı dersleri yaz aylarında belirledikleri takvim içinde tamamlayacaklardır. Diğer bir ifade ile bu program ve dersler için bahar dönemi takvimini yaz aylarına taşımış oluyoruz. Türk yükseköğretiminin yaz okulu tecrübesi üniversitelerimiz için son derece değerli bir imkan sunmaktadır.

Yaz okulunun bitiş tarihleri gözönünde tutularak önümüzdeki yıl eğitim öğretim takvimini belirleyeceğiz. Bu hususta da geçmiş yıllarda sıradışı durumlarda gerçekleştirdiğimiz uygulamalar ve tecrübeler ışığı altında bu konuyu rahatlıkla yönetebileceğimize inanıyoruz.

Dolayısıyla şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kontrolden çıkan bir durum sözkonusu olmadan inşallah bu olağanüstü zor süreci yöneteceğiz ve en az hasarla atlatacağız.

Kampüslerde rektörlüklerce gerekli görülmeyen durumlar dışında öğrenci bulunmaması en doğru olandır. Bu konuda üniversitelerimiz gerekli tedbirleri alacaktır.

İdari ve akademik personelin ise asgari oranda ve seyreltilerek görevlerini yapmaları için gerekli tedbirlere dair bir müddetten beri yönlendirmelerimiz ve kararlarımız bulunmaktadır. Üniversitelerimiz ile daimi olarak 7/24 irtibat halindeyiz.  

Bugün gençlerimizden istediğimiz dünyanın ve ülkemizin yaşadığı bu fevkalade zor süreçte,  mesuliyetinin idrakinde  bir vatandaş olarak, sağlık alanında yapılan bütün ikazları dikkate almaları ve bu süre içinde kendilerini geliştirebilecekleri, kültür dünyalarını zenginleştirecekleri kaynaklara yönelmeleridir. Herşeyin daha önceki gibi yürümesini ve rutinin değişmemesini beklememeliler. Dünya iki ay önceki dünya değildir. Bugün farklı bir dünya var. Kurallar değişti, demokrasinin bayraktarlığını yapan devletlerin en basit insan haklarına bile  kamu yararı için kısıt getirdiği günleri yaşıyoruz. Dolayısıyla gençlerimizin de beklentilerilerinin ve taleplerinin  bu çerçevede olması lazımdır. Bilmelidirler ki Amerika ve Avrupa ülkelerinde öğrencilerin eğitim öğretimleri de sonlandı, bir kısmı ise uzaktan öğretim ve dijital öğretimi hocalarına tavsiye etti. Fakat bir çoğu sadece üniversiteleri kapattı ve belirsizlik ortamı sundu öğrencilerine.

Bizler de biliyoruz ki, uzaktan öğretim ve dijital öğretim yöntemleri örgün öğretimin alternatifi olamaz. Üniversite hayatı eşsiz bir sosyalleşme ortamıdır. Fakat sevgili öğrencilerimiz… Yaşadığımız bu olağanüstü günlerde örgün öğretime ara vermek durumundayız. Bu süreçte dijital imkanlardan sizler için sonuna kadar istifade etmek istiyoruz. Bazı programlar uzaktan öğretimle, açık öğretimle sürerken bazıları yaz okuluna kalabilir. Bu yeni durumu kabullenmek durumundayız. Ayrıca  her bir programın doğası nasıl farklı bir talebelik öngörüyorsa burada da üniversitelerimizin bölümden bölüme farklı uygulamalarını anlayışla karşılayın. Bu uygulamalarda önceliğin sizlerin sağlığınız olduğunu, ülke çapında bir pişmanlığa düşülmemesi için bu tedbirlerin alındığını bilin.

Değerli basın mensupları…

Diğer bir konu da YKS…

YKS’nin,  25-26 Temmuz tarihlerinde yapılması kararlaştırılmıştır.  Bu kararı almamızdaki neden tedbirli olmak ve öğrencilerimizin daha salim ve dingin bir zihinle hazırlanarak bu imtihana girmesidir. ÖSYM ile bu takvimi birlikte sürdürüyoruz. Öğrencilerimiz ve ailelerimiz rahat olsun. Bu konudaki planlamalarımız tamamdır.

YKS’de sorulacak müfredat ile ilgili önceliğimiz bugünün gerçeklerinin yansıdığı bir şekilde öğrencilerimizin lehine olanı aramaktır. Sınavda sorulacak sorular, bu soruların kapsamı ve alanları Milli Eğitim Bakanlığı ile uyum içinde onlardan gelen tekliflere göre şekillenecektir.  Yükseköğretime giriş sınavlarının ortaöğretimi desteklemesi gerektiğinin farkındayız. Sınava girecek öğrencilerimiz şu açıdan rahat olsunlar. Daha önce yapılan çerçevede bir sınav olacaktır. Fırsat eşitliği ve sosyal adalet bizim vazgeçmeyeceğimiz bir esasımızdır.

Ve Sevgili  öğrencilerimizi canları gibi seven değerli anne babaları ve aileleri…

Lütfen şuna inanın.. Gençlerimiz için bu zor günlerde en iyisini sürekli arıyor ve yapmaya çalışıyoruz. Onların bu süreçten en az şekilde etkilenmesi için gayret ediyoruz. Dünyadaki üniversitelerde bu konuda ne oluyor, ne tür kararlar alınıyor, sürekli izliyoruz.  Geleceğe yönelik planlamalar yapıyoruz ve tedrici bir şekilde bunları hayata sokuyoruz. Şu an kontrollü bir süreç izlemekteyiz. Bu günleri de hep birlikte birbirimize kenetlenerek, dikkat, anlayış ve sabır ile aşacağız inşallah.

 

YÖK Uzaktan Eğitim Dersleri

YÖK, Uzaktan Eğitim veren üniversitelerin dijital ortamdaki ders iceriklerini herkesin kullanimına açtı. Menü kısmında fakülte, bölüm ve ders olarak kategorilere ayrılmış. Derslerinizde kullanabileceğiniz ek bir kaynak olabilir. yokdersleri.yok.gov.tr

Down Sendromlular Günü

21 Mart #DownSendromu Farkındalık Gününde, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmeyi, hayatı sevgi ile paylaşmayı, sabrın ve umudun bir arada olmasını diliyor;Down Sendromlu bireylerimizin toplum hayatımızın parçası ve vazgeçilmezi olduğunun bilinmesini istiyoruz.

Dünyanın en tatlı yüz ifadesine sahip yavrularımızın gözlerinden öpüyoruz. Down sendromu bir eksiklik değil +1 fazlalıktır, farkında mıyız?

Uzaktan Eğitim Bilgilendirme

  Bilindiği üzere; Corona Virüs’ün /COVİD-19) oluşturduğu salgın riski nedeni ile üniversitemizde 16 Mart 2020 tarihinden itibaren akademik çalışmalarımıza ara verilmek zorunda kalmıştı.

Geldiğimiz noktada öğrencilerimizin mağduriyet yaşamaması adına ve Yükseköğretim kurulu’nun da aldığı karar doğrultusunda, öğretim faaliyetlerimiz Dokuz Eylül Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi (DEUZEM) aracılığı ile internet üzerinden yürütülecektir.

Bu kapsamda, uzaktan eğitim kapasitesine sahip kurumumuzda 23 Mart 2020 tarihinden itibaren öğretim faaliyetleri uzaktan eğitim aracılığı ile sürdürülecektir. Gelişmeleri resmi iletişim kanallarından takip etmenizi önemle hatırlatmak isteriz. Sağlıkla kalın. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü.

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi (DEUZEM) Web Sayfası:  https://deuzem.deu.edu.tr/

Dokuz Eylül Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi (DEUZEM) İletişim:

Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuzçeşmeler Kampüsü Buca, İZMİR 35160

Tel: + 90 (232) 3010793

Fax: + 90 (232) 4201025

Email: info@deuzem.deu.edu.tr

Facebook: https://www.facebook.com/deuzem/

 

Bilgilendirme:

Office 365 ürünlerini kullanmak için ulaşacağınız sayfa: http://bid.deu.edu.tr/yazilimlar/microsoft-office-365/

 

Uzaktan Eğitim Uygulama Duyurusu

Sevgili Öğrencilerimiz,

  1. 23 Mart 2020 tarihinden itibaren  dersler Uzaktan Eğitimle verilecektir.
  2. Öğrencilerimizin Microsoft Teams uygulamasına https://teams.microsoft.com adresinden DEÜ E-posta adresleriyle kayıt olmaları ve dersin öğretim elemanı tarafından verilen Ders Kodunu kullanarak ilgili derslere giriş yapmaları gerekmektedir. Bu konuda öğretim elemanlarımıza Fakültemiz tarafından eğitim verilmiş olup gerekli bilgilendirme sizlere dersin öğretim elemanınca yapılacaktır.

https://www.youtube.com/watch?v=A_kG9l9U73Y&feature=youtu.be adresinden deu e-posta adresinizi oluşturma videosunu,

https://deuzem.deu.edu.tr/?page_id=2672 adresinden de Microsoft Teams eğitimlerine yönelik destek videolarını izleyebilirsiniz.

İndüksiyon Döngü Sistemimiz Sabancı Kültür Merkezinde Faaliyete Geçti

İndüksiyon Döngü Sistemimiz Sabancı Kültür Merkezinde 548 kişilik Hasan Tahsin Salonunda Faaliyete Geçti. Salon ayrıca En gelişmiş tekniklerin uygulandığı sahnesi ve geniş fuayesi ile tiyatro, opera, bale, konser ve sergi gibi her türlü kültürel ve sanatsal gösterilere olanak sağlayabilmektedir. Açılır kapanır orkestra çukuru, 250 m² sahne alanı, 12×16 m. sahne boyutlarına sahiptir. Sahneye bağlı yük asansörü ve 6×8 m. sinevizyon perdesi ile müzikallerden dev kadrolu gösterilere kadar çeşitli sunumlar için tüm olanaklara sahiptir.

Engelli Hakları Sempozyumu

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde (DEÜ) engelli bireylerin yaşamlarındaki eksiklikleri belirlemek, engelli hakları bilincini artırmak ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla ‘Engelli Hakları Sempozyumu’ düzenlendi. Gelişmişlik düzeyinin ekonomik verilerden çok kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler için yaşamın sürdürülebilir olmasıyla ilgili olduğunu ifade eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “İnsan hayatına saygı duyulmadığında;  dezavantajlı gruplar korunup kollanmadığında ve hakları da verilmediğinde; gelişmişlik kavramı eksik kalmaya mahkumdur” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde (DEÜ) Dünya Engelliler Günü etkinlikleri kapsamında ‘Engelli Hakları Sempozyumu’ düzenlendi. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’nde gerçekleştirilen etkinliğe DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumda Buca Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğrencisi Yağmur Doğdu tarafından müzik dinletisi gerçekleştirilirken, 5 yaşında geçirdiği kaza sonucu kollarını kaybeden Ayşe Işık tarafından da canlı resim performansı sergilendi. 2019-2020 yılında üniversiteye kayıt yaptıran özel eğitim öğrencilerine teşekkür belgesi takdim edildi. Etkinlikte DEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Refik Korkusuz ve DEÜ’lü öğrenciler ‘Engelli Haklarına Erişimi’ konulu bir açık oturum, Prof. Dr. Mehmet Şevki Sözen tarafından ise ‘Engelli İstismarı ve Adli Tıbbi Yaklaşım’ konulu sunum gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Engelsiz Dokuz Eylül Koordinatörü Araş. Gör. Filiz Karadağ Maba, gün boyu sürecek oturumlarda, birey olarak engelli vatandaşların hakları, yaşadıkları sorunlar ve çözüm yollarının ele alınacağını kaydetti.

DEÜ ÖRNEK OLUYOR

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde, engelli haklarının iyileştirilmesi konusunda birçok üniversiteye örnek teşkil eden çalışmalar yapıldığını ifade eden Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, Rektörlük ve Engelsiz Dokuz Eylül Koordinatörlüğü tarafından eğitim faaliyetlerinin ve fakültelerin engelli bireylere uygunluğunun sağlandığını ifade etti. Rektör Hotar, “Türkiye’nin köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan üniversitemiz, engelli bireylerin kişisel ve mesleki gelişimlerine; toplum içinde sorumluluk almalarına; üretimden karar alma süreçlerine kadar bütün noktalarda yer almalarına önem vermektedir. Çünkü üniversitemiz yüksek insani değerlere dayalı, bilim ile geleceği inşa etme anlayışına sahip bir kurumdur. Bu yönüyle bütün çalışmalarını büyük bir özen ve hassasiyetle yürüten üniversitemiz, başta mensuplarımız olmak üzere toplum hayatımızın her noktasına ulaşmayı hedeflemektedir. Üniversitemizin bu duruşu, insana yatırım yapma üzerine şekillendiğinden bunun dışındaki ötekileştirme, yok sayma, görmezden gelme gibi bilinçsiz eylemlere asla izin verilmemektedir. Dolayısıyla üniversitemiz hem sosyal sorumluluk projeleri yürütmekte hem de bir kamu kurumu olarak yönlendirme yapmaktadır. Bu bağlamda milletimiz için her zaman daha iyisini yapmak, bizim yönetim anlayışımızın da temelini oluşturmaktadır. Biz engelli bireylerin topluma kazandırılmasında da her zaman örnek olmayı arzuluyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde planlarımızı bu çerçevede şekillendirmeye devam edeceğiz” dedi.

İLK YASA 2004’TE ÇIKTI

Toplumun tümünü ilgilendiren bir konuda ilk kanunun 2004 yılında çıktığını hatırlatan Rektör Hotar, “Ülkemizde yaklaşık 8.5 milyon engelli nüfusumuz var. Bu kadar önemli bir nüfusu; ailesiyle ve yakınlarıyla değerlendirdiğimizde toplumun tümü demektir. Bütün değerlendirmeleri, 2004’ten bugüne kadarki süreçte değerlendirmenizi rica ediyorum. Daha sonra yapılan çalışmalar neticesinde Engelli Hakları 2010 yılında Anayasa’ya girdi. Ülkemiz, son yıllarda özellikle engelli vatandaşlarımızın sosyal imkanlarının geliştirilmesi; temel hak ve hürriyetlerinde hak ettikleri düzenlemelerin yapılması adına ciddi mesafe kat etmiştir. Bu umut vericidir. Devletimiz burada bir ayrıcalık yapmayı değil, öncelikle şartları eşitlemeyi hedeflemektedir. Daha fazlasını yapmak ise birey ve toplum hayatımıza bilim ve eğitim ile nüfuz etmeyi gerektirmektedir” diye konuştu.

“EĞİTİM ANAYASAL HAKTIR”

Gelecek kuşakları yetiştiren öğretmenlerin bu konudaki algılarını arttıracaklarını belirten DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Bu noktada Eğitim Fakültemiz bünyesinde ayrı bir çalışma yürütecek ve öğretmen adaylarımızı bilgilendireceğiz.  Kütüphanemizdeki mevcut sesli kitap sistemini revize edeceğiz. Ders materyallerinin alternatif formatlarda sunulması için birimlerimizle görüşme halindeyiz. Ayrıca Kampüs Oryantasyon Sistemi sayesinde kurumumuzla ilgili bilgilendirici temel kitapçıkları Braille alfabesi ve elektronik formatta sunulmasını sağlayacağız. Etkinliklerde işaret dili çevirmeni bulundurmaya özen göstereceğiz. Bunun dışında engelli akademik ve idari personelimizin de ihtiyaç duyduğu her konuda gereken desteği veriyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Eğitim görmek ve çalışmak anayasal bir haktır. Bu gerçekliğin bilerek ya da bilmeyerek ihlal edilmesine sebep olacak tutum, davranış ya da uygulamalara kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda duyarlı olduğumuzu da önce kendimizde göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kütüphane Görme Engelliler Birimi Hizmetlerimiz


 

Tınaztepe Kampüsü Merkez Kütüphanesi Görme Engelliler Birimimizde braille yazıcı, dokunsal sistem (tactile) yazıcı, yüksek seviye kitap dijitalleştirici ile sesli okuma ve sesli betimleme stüdyolarımızla engelleri birlikte aşıyoruz! Öğrencilerimizin hizmetindeyiz…

Engelleri Mutfakta Aşıyoruz

5 Aralık 2019,Perşembe Saat:10:00’da DEÜ Seferihisar Fevziye Hepkon Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Yemek Laboratuvarında “Engelleri Mutfakta Aşıyoruz” temalı etkinliğimizi düzenledik.

Engelleri Mutfakta Aşıyoruz Görseli